ben bir küçük cezveyim

köşe bucak gezmeyim

Pazar, Ağustos 21, 2005

dün sabah geç kalktım. daha yataktan çıkmadan önce semayı (ulaşamadım) sonra da aslıyı aradım. aslının arkadaşı abd ye mastıra gidiyormuş. capitolden hediye alıp ona gitmem gerekiyor dedi. ben de belki bana gelir de ben de ona bu hafta trt 2 de izlediğim milkshakelerden yaparım diye düşünmüştüm. neyse sen de capitole gelir misin teklifini tabii ki geri çevirmemdim. birlikte capitole gittik. önce madoda kahvaltı olarak su böreği yedim (güya kilo vermeye çalışıyorum. kocaman böreği resmen yuttum. bir de başlamadan aslıya 'bu börek benim için çok fazla, bitiremem birazını da sen al' demiştim). ben böreği yerken bayağı konuştuk.komplekslerimiz hakkında.gezi resimlerimizi gösterdim.sonra mağazaları gezdik. arkadaşına hediye aldı. hayret bişey ki ben bişey almadım. eve dönünce işe yarar bişey yapmadım. bangkoktaki 3. günü yazdım ama sayfaya gönderemedim. pazartesiye kaldı.
akşam trt 2 de akıl defteri isimli filmi seyrettim. berat gezide ilginç bir film olduğunu söylemişti. gerçekten ilginçti. tam olarak anladım mı onu bile bilmiyorum. gece tel görüşmesi ardından uyudum. cuma gecesi uyurken birden uyandım ve deprem oluyor sandım, korktum. sonra olmadığına kanaat getirdim. ne zaman uyanıp deprem olduğunu sansam aklıma ilk gelen soru 'dışarı ne giyip çıkacağım?' oluyor. sanırım geçen gün gazetede yazan (banyo yaparken çocuğu evde yangın çıkaran kadın, banyodan çıplak olarak çıkmış ve çocuğu dışarı atmış. kendisi banyoya geri dönmüş kıyafetlerini almak için ve ev başına çökmüş) haberden de çok etkilendim.
sabah kalkmam gereken saatten 1 saat daha geç olarak kalktım. didemi arayıp, nöbeti devralmasını gecikmeli olarak hastaneye geleceğimi söyledim. oturma odasına gidip gece açık olan camı kapatacaktım ki yerde siyah deri bayan çantası gördüm. yüreğim ağzıma geldi. kafamda bissürü soru işareti (kim getirdi? evde biri mi var?...) en son aklıma gelen soru kimin çantası? idi. o zaman aklıma geldi. dün yatmadan önce amcamla yengem uğradılar. yengem sanki bir kaç saatliğine uğramış gibi ceketini vs sini çıkarır, çantasını oraya buraya bırakır. sonra da hepsini unutup çıkar. evden çıkınca yukarı çıkıp zillerine bastım. kapıyı açtı. çantanı bende unutmuşsun deyince garip garip suratıma baktı.
yolda hafif hafif yağmur yağdı. acaba yeni yağmurluğumu ve yeni şemsiyemi mi alsamıydım diye içimden geçirdim. sonra abartma az bişey yağar geçer dedim.
kahvaltı olarak nestfit yedim. alalı aylar olmuştu. kızlarla biraz sohbet ettik. öğle yemeğinde karnım tam doymadı. akşam için şimdiden bir plan yapmam lazım. nörolojideki hasta kötüleşmiş. didem gidip onu aldı. ikindide yatıp biraz uyudum. didem kaldırdı. hasta gelmiş. kalbe nafiz kurşunlanma. tabii genç yaşta gitti. gündüz vakti, bir de bu yaşta senin ne işin var tabaca ile? sadece bir kaç dakikalığına yannına gittiğim halde üstüm başım kan oldu. yakınları ölüm haberini alınca kıyamet koptu (kasımpaşalılar). içerisi tamamen kan koktuğu için yoğunbakımın kapısını açıp biraz havalandırdık. cumhuriyet savcısı gelmiş. didemi çağırdılar. o da korktu beni de götürdü. adam yanında doktor olmadan gelmiş. otopsi için birlikte morga inebilir miyiz dedi. didem hıkmık etti. ben hemen cerrahlardan birini bulursanız daha iyi olur dedim ve didem de kurtulmuş oldu.
akşam yemeği için taşfırından lahmacun söyledik. şimdi çayımı içiyorum.
İnşallah nöbet iyi geçer. teknisyen alev nöbetçi iken ne kadar iyi geçer bilinmez. ben de pek şanslı sayılmam.
yarın sabah kahvaltı edip hastaneden çıkacağım ve doğru ziverbeye istatistikçiye gideceğim. bakalım tezimin istatistikleri için ne kadar para isteyecek?
saime artık rizeden erzuruma dönmüşsündür herhalde. can sıkıntısından yapacak bir iş bulamamış sayfamı okuyorsundur. senin için eve gidince bangkoktaki 3. günü de hemen sayfaya aktaracağım. çok öpüyorum. bu arada nöbetim de hiç iyi geçmiyor. iyi ki didem var. işin altından kalkamadığında beni kaldırıyor. şimdi olduğu gibi (01:20). neyse yarın eve gidip muhtemelen akşam 6 ya kadar yatarım.

1 Comments:

At 22/8/05 01:13, Blogger zekiyee said...

nöbetim hiç de iyi geçmiyor. hasta üstüne hasta. didem yine acilde. bugün herkes ilaç içmiş galiba.
ameliyathane hemşiresi kısır yapmış. bizi de çağırdılar. balkonda yedik. güya akşam belli bir saatten sonra bişey yemiyecektim. ama nöbette muhakkak ki bişeyler yiyorum.
handan aradı. enezdelermiş. yarın istanbula dönüyorlar. salı günü mobilyaları gelecekmiş. nihayet göçebe hayattan yerleşik sisteme geçiyorlar.

 

Yorum Gönder

<< Home