ben bir küçük cezveyim

köşe bucak gezmeyim

Salı, Ağustos 16, 2005

döndüm

pazar günü saat 14:35 te istanbula indik. 11 saat yolculuk sonrası istanbula gelmek harika birşeydi. 117 kilo gelen bavullarımızı aldık. duty free den son alışverişimizi yaptık. taksi şoförünün biri ile kavga edip semayı o taksiye, biz de sonrakine bindik. o akşam çocuklar beratın arkadaşı ismaile yatmaya gittiler. evim bana kaldı. akşama kadar kendimi tuttum ve yatmadım. yattığımda turkiye saati ile 23:00 , malezya saati ile 04:00 idi. sabah zorla kalkıp işe gittim. pazartesi bütün gün laylaylom gezindim. teknisyenlere ve asistanlara getirdiğimiz tropikal meyveleri ikram ettik. aldığımız 13-14 kiloluk meyvenin bir kısmı bozulmuş. kalanların bir kısmını hastaneye getirdik. diğer iki yarı ise semanın evine ve samsuna benim aileme gitti. kendime sadece 1 tane guava bıraktım. onu da biraz evvel kesip birazını yedim.
yoğunbakım ünitemizde acinetobakter üremiş. cengiz abi küplere binmiş. sorumlu olarak yeni asistanları gösteriyormuş. onlara eldiven giymeyi öğretmemişiz. bizi disipline deceklermiş........ falan filan.
pazartesi o kadar laylaylomdan sonra salı günü beni ameliyathaneye yazmışlar hem de asistan olarak çalışayım diye. tüm gün boyunca patladım. sinir krizleri geçirecektim, hasta başında. sonunda çıldırdım ve beni biraz balkona çay içmeye gönderidiler. en kıdemli olarak bugün ameliyathaneden en son çıktım. devir tersine döndü. güya yanıma kıdemli birini yazmışlar ben çalışmayayım diye, aynı zamanda kızı polikliniğe de yazmışlar. öğleden sonra yalnız kalmak beni çıldırttı. hoca geldi. ameliyathaneye beni de çağırdılar. hoca tezimi tam olarak yazmadığımı duyunca kızdı. kızım.... falan da filan kızıp durdu. ben de dedim ki ' hocam bu olay ibrahim tatlısesin işine döndü. hasta vardı da ben mi yapmadım? bu hastanede kimse tezi için benim kadar uğraşmamıştır' . hoca bu sözler karşısında tabii ki sustu.
hastaneden geç vakitte çıkıp sema ile nişantaşına gittik. eve geç geldim.
siz benden güzel bir tatil yazısı bekliyordunuz ama ne ile karşılaştınız.
yazacaklarım var ama çoook uzun ve benim onları yazacak enerjim yok. hiç tatilden gelmiş gibi değilim, değil mi? yorucu bir tatildi ben ne yapayım?

3 Comments:

At 17/8/05 10:19, Blogger Koyubeyaz said...

Yani suraya yazmamistir diye giripde "dondum" yazisi ile karsilasinca nasil sevindim bir bilsen. Olsun sag salim dondun ya yazarsin birseyler elbet. Tatil sonrasi calismak ne kadar igrenc oluyor uzerine bir de yorucu bir taitl gecirdiysen. Neyse Doktor Hanimcim sinirlenme gevse ve bizi cok fazla merakt birakma ha bu arada resimde istiyorum bilgine :)) Tekrar hosgeldin..

 
At 17/8/05 10:23, Blogger denizkızı said...

Tatil nasıl geçti,neler yaptınız doğrusu heyecanla bekliyorum yazılarını....
Umarım yol yorgunluğunu atınca yazarsın.
Hoşgeldin.
Memleketlim, ben de Samsun'luyum,memleketime hasretim senede birkez anca gidebiliyorum,eğitim,evlilik derken İzmir'de yaşamaya başlayanlardanım.Yazılarını da heyecanla takip ediyorum,sanırım içinde Samsun kelimesi geçtiği için daha bir heyecanla....
İzmir'den sevgilerle

 
At 17/8/05 15:28, Blogger zekiyee said...

teşekkürler hoşbulduk. deniz kızı işte merak ettiklerinin bir kısmı. gerisini de yavaş yavaş yazacağım.

 

Yorum Gönder

<< Home