ben bir küçük cezveyim

köşe bucak gezmeyim

Pazar, Ekim 02, 2005

bir kaç gün önceye dair

Sabah gec kalktik. 1 onceki gun aldigimiz kahvaltiliklari yedik, kahvalti sofrasinda sohbet ettik. Kahvaltidan sonra Haluk’un bize surpriz aldigi dondurmalari yedik. Gec vakitte cikip capitole gittik. Handan kardesi murata dogum gunu icin pantolon bakti. Duk kravatlarinin duzenledigi yarismayi 2. kattan izledik. Dunya hizli karavat baglama 1. si selahattin beyi alkisladik. Yarismaya Haluk da katildi. 2. oldu. Bol bol alkisladik. katilan herkese kravat verdikleri icin katilan coktu. Sonra Haluk ve handan gurkanin dugunu icin hazirlanmaya eve gittiler. Arzu ile biraz gezindik, sonra sinemaya gittik, godsend’e.cok sevmedim. Arada arzu ile sohbet ettik. Icinde bulundugum durumdan cikmam icin bana bissuru sey soyledi. Canim arkadasim. Filmden cikinca yine gezindik. Murata hediye kemer aldik. Paket pizza alip kiz kulesine gittik. Kizkulesini seyrederek pizzalarimizi yedik, cay ictik. Sohbet ettik. Kizkulesi arzu ve handanin istanbuldaki favori manzaralari. Bayagi gec vakitte cekidek alip eve gittik. Inerken taksici ile tartistik. Evde tv’yi acip, karsilikli iki kanepeye uzanip tv seyrettik. Handan gece 1:30 gibi geldi. Kalktik ihlamur ictik, cekirdek yedik. Ben yattim onlar film seyrettiler ve sabah ogrendigime gore 4 te handan evine gitmis. Oglende kalktim. Handan ve Haluk geldiler biz hazirlanirken onlar gazete okudular. Hazirlandik, tam disari cikiyorduk yukardan yengem seslendi. Kuzenim askerden gelmis. 5 dakika yukari ciktim. Tam disari cikiyordum, bu sefer de samsundan baska amcamla kuzenim geldi. Hepimiz sasirdik. Yedek anahtari amcama birakip kosturarak asagi indim. Hep beraber pasalimanina gittik. Gittigimizde murat ordaydi. Beraber kahvalti yapip, muratin dogum gunu pastasini yedik, hediyelerimizi verdik.
Soylemeyi unuttum. Dun ablamin kucuk oglu beyazitin kitap kaplığı ile damağı kesilmis. Bayagi kanamis. Hastaneye goturmusler. Dun anestezi altinda damagi dikildi. Allah beterinden saklasin. Bugun hastaneden cikmislar.
Pasalimanindan sonra yine capitole gittik. Murata bissuru pantolon giydirdiler. Sonunda da almislar. (ben baska magazalara baktigim icin alip almadiklarini simdi ogrendim). Eve geldik. Ihlamur icip gazeteler baktik. Simdi arzu ve handan sohbet ediyorlar. Yarin aysegulu aramamiz lazim. Arzuyu gidene kadar gormezse cok kizar. Pazartesi ve Sali icin tam bir plan yapmadik. Aklimda Istanbul modern, adalar, aysegulu ziyaret ve Pazartesi kesin belli olmayan ve Sali gunu tutulacak 2 nobet var. teze ara verdim. Arzu gidince ben de eve gidince devam edecegim. Kongreye gonderdigimiz 2 poster kabul oldu. Haftaya filmekimine gitmek icin sema plan yapiyor. Bir de haftaya Pazar avrasya maratonu var. handanlar arzuyu da cagiriyorlar bilmiyorum gelecek mi, ama hic zannetmiyorum. Çağırıyor ama kendileri melikenin düğünü yüzünden cumartesi günü bursada olacaklar ve ben de Pazar günü nöbetçiyim. Yani geçen yıl katılamadığım gibi bu yıl da katılamayacağım, yani en önemlisi köprüyü yürüyerek geçemeyeceğim.
Bu arada internet baglantimiz yok. Bu yaziyi ne zaman gonderebilecegim bilmiyorum.görüldüğü üzere bu yazı günler sonra sayfaya aktarılabildi. Handanda geceleri haluk yattıktan sonra yatağımızda sohbet ediyorduk. Handan da biz uyumaya karar verene kadar odasına gitmiyordu. Ondan habersiz bişeyler konuşuruz diye ödü kopuyordu. Bir gece acayip eğlendik, maalesef konuyu buraya yazamıyorum. Bol bol gülüşüp durduk. Kızlarla geçirdiğim günler hocadan yediğim o fırçadan sonra çok iyi geldi. Ama tezimi samsundan geldikten sonra pek elime almadım. O yüzden biraz canım sıkkın. Handanların kırmızı bacalı evi seyrettik. Acayip güzel bir ev. Türkiyede öyle bir yerde oturmanın imkanı yok. Her yer yemyeşil, yoldan ayda yıla bir araba geçiyor. Etrafta çeşit çeşit kuş sesleri, aşağıda bir dere akıyor. Kısaca harika.
Arzunun gideceği gün ben yine nöbetçiydim. Yani Salı günü. O gün ayşegül le nusretiye camiinin önünde buluştuk (bu arada pazartesi ayşegüldeydik ve akşam nöbetçiydim. Kızlar nöbete geldiler. Bir kaç saati birlikte geçirdik). Çok uzun zamandır bu camiye gitmek istiyordum. Ben genelde istanbulda çok görmek istediğim yerleri bizim kızlarla görmek isterim. Çünkü onlar da benim gibi kadir kıymet bilirler. Onlar da benim gibi hayranlıkla bakarlar. Neyse sonunda bu camii ziyaret edebildim. Sonra istanbul moderne gittik. Daha önce yorumlarda da yazdığım gibi anladık ki biz sanattan bişey anlamıyoruz. Müze çok soğuktu. Klimalar acayip çalışıyordu, buz tuttuk. Müze yeterince büyük gelmedi. Biz istanbul moderni çok sevmedik. Ama bu da aradan çıkmış oldu.

5 Comments:

At 2/10/05 14:00, Blogger xtra said...

ilginç bir gün geçirmişsin bir okadar da normal.
günlük yazdın mı böyle sadık kalmak lazım işte.

 
At 3/10/05 18:49, Blogger ak said...

okudukca yasadigimiz anlara butun ruhumla dondum..ozlemek,ayrı kalmak ne kadar zor sey...ben yokken sakin kayda deger biseyler yapmayın,tamam mı????

 
At 3/10/05 21:00, Blogger zekiyee said...

canım benim sen yokken biraraya gelmiyoruz ki zaten.

 
At 4/10/05 10:18, Blogger denizkızı said...

Zekiye çok geçmiş olsun canım.Küçük yeğenin umarım daha iyidir.Nasıl kesmiş damağını şaştım kaldım,çocuklar bazen insanı çok zorluyor,olmayacak birşey işte insanın başına geliyor böyle.Ablan çok üzülmüştür,ençok ta onun için üzüldüm.Çocuklara bişey olduğunda anneleri daha fazla yıpranıyor.Geçmiş olsun dileklerimi ilet lütfen ablana.

 
At 6/10/05 23:12, Blogger zekiyee said...

teşşekküler deniz kızı, ablam gözümle görmesem böyle birşeye inanmazdım diyor. Allah daha büyük kazalrdan korusun

 

Yorum Gönder

<< Home