ben bir küçük cezveyim

köşe bucak gezmeyim

Perşembe, Ekim 13, 2005

Nöbetteyim. Fethi ve özlem nörolojiden yeni bir hasta aldılar. Fethi beni asistan odasına tv karşısına oturttu. Kurtlar vadisini seyredip onlara anlatayım diye.
Sabah geç kalktım. daha doğrusu öğlende kalktım. odamı biraz toparladım. Sonra nöbet için bişeyler yapmaya karar verdim. Kek, yoğurtlu-mayonezli bir salata ve bir de mercimekli köfte. Ama biraz geç kalmışım. Mercimekli köfteyi Allahtan yapmaya başlamamışım. Kekim harika oldu. Saimenin üni deyken tarifini verdiği, elmalı kek. Salatam da fena değildi. Hurma vs de getirdim. Tabii nöbete 1 saat gecikme ile geldim. Sema ile ayaküstü sohbet ettik. O da nöbete karşıdaki hastaneye gitti. Uzman odasını hazırlayıp hep birlikte iftarımızı yaptık. Sahura Allah kerim. Bu arada evde yemek yaparken Ayşegül aradı. İftara davet etti. Biraz konuştuk. Akşam iftardan sonra çay içip semanın yanına gittim. Beraber çay içtik ve sohbet ettik. Servise geldiğimde kapıda askerler vardı. Meğer servisimizde firari asker varmış. Daha önce de hastanede yatarken kaçtığı için askeri hastaneye götürmek istediler ama olmadı. Onlara çay ve kek ikram ettim. Kıdemli olan aslında çay teklif ettiğimde istememişti. Diğeri de o istemediği için içemezmiş. Ben de ona aldırış etmeden gidip çay ve kek getirdim. Askerde kardeşiniz mi var dedi. Ben de yooooooo dedim. Böyle yooooo deyince ak ve handan aklıma geldi. Ak nın geçen istanbula gelişinde benimle bol bol dalga geçmişlerdi. Neyse diziyi seyrederken ak dan mesaj geldi. Yarın istanbula geliyormuş. Nöbetten sonra onu bekleyeceğim. Hastaneye gelecek ve beraber karşıya geçeceğiz. Bu sefer kendi evimde kalacağım, evden uzak olmak istemiyorum dedim. Ama muhtemelen beni yine ikna ederler. Evden uzak olunca eve kooperasyonum güç oluyor. Tabii bir tek eve değil, ders çalışmaya da. Sugibi ve koyubeyazı okudum. Ne güzel buluşmuşlar.
Bugünlük bu kadar. bugünlere evde ders çalışıyorum, dizi izliyorum ve yemek yapıyorum. sanki ev kızı gibi oldum. eve bir girdim mi bir daha hiç dışarı çıkmıyorum. kimse ile de görüşmüyorum. amcamlara bile geçende tansiyonu çıkınca tansiyonunu ölçmek için çıktım. aydın amcamdan ise hiç haberim yok. ne yapıyorlar hiç bir fikrim yok. ahmet heralde okula başlamıştır. bu arada ahmet geçen hafta amca oldu. emrenin ğlu olmuş.
birkaç gündür tembellik yapıyorum, aslında Geçen gün arkadaşlarla iftara gittik, Salı günü. Geçen hafta ağa lokantasına gidip test etmiştik. Orada rezervasyon yaptırdık. Hastaneye erken gittim. Gittiğimde tüm asistanlar ve eşleri asistan odasında sıkışıp oturmuş, sohbet ediyorlardı. Saat 6 da hep beraber yürüyerek istiklale çıktık. Ağa lokantasının en üst katında kocaman bir masa hazırlanmıştı. 20 kişi kadardık. Schröder gibi ben de kuzu tandır yedim. Güzeldi. Yemekte bayağı eğlendik. Yeni asistanlarımız acayip komikler. Yemekten sonra hep beraber sultanahmete gittik. Hava soğuk olduğu için fazla kalabalık değildi. Yemek çok güzel geçti dememe rağmen ben biraz gergindim. Çok da muhteşem değildi. Sevmediğim insanlarla aynı ortamı paylaşmaya bile tahammül edemiyorum.millet gelene kadar sema fethi ve ben avludaki kitap fuarına bakmaya gittik. Aslında kitaplara bakan sadece bendim. İkisi de beni kızdırmakla meşguldüler. Sultanahmeti çok seviyorum. Ne muhteşem. En çok da ön kapısından avluya girip hemen kapının önünde dikilip bakmayı seviyorum. Öyle muhteşem gözüküyor ki, bakmaya doyamıyorum. Şimdi anlatırken bile gözümde canlanıyor. Doyasıya bakamadım. 1 dakika bile sürmedi. Gelen giden çoktu ve ben kapının tam önünde durmuş, garip garip camiye bakıyordum. fethi ben öyle hayran hayran bakarken adeta benimle dalga geçerek eeeeeee n’oldu şimdi diyerek beni daha da kızdırdığı anda sema kolumdan şekiştirerek beni oradan uzaklaştırdı. Kitap falan da alamadım. Arkadaşlar geldiğinde bir yerde oturup çay ve türk kahvesi içtik. Sohbet çok güzeldi. Herkes bu akşamdan memnun olarak ayrıldı. Bu arada hoca Cuma günü yani yarın servisçe iftara gidelim diye plan yapıyormuş. Çok kişi katılmayınca ne derece kızar bilmiyorum. Bu düzenlediğimiz yemek asistanlar arasındaydı. Uzmanlara haber vermedik.. her sene yapıyoruz, gelenekselleşti artık. Hoca bütünleşin, kaynaşın diyor, biz de kaynaştık işte. Gece özlem, Erhan, kamile ve ben bir taksiye atladık. Kamileyi firuzağada, erhanı taksimde özlemi beşiktaşta indirip eve gittim. Köprüde adam arkasını dönüp benimle konuşunca biraz korktum. Elini atsa, bana ulaşabilirdi ve kaçacak yer yok diye düşündüm. Bugün haberlerde takside tacize uğrayan kızı görünce acayip korktum. Ben de aynı yerden güvenli diye sürekli taksiye biniyorum ve aynı yöne gidiyorum. Allah kötülerle karşılaştırmasın. Minibüse binsem o zaman da yürüme yolum var. Ne olacak?

4 Comments:

At 13/10/05 23:53, Anonymous Adsız said...

Seeding IT's Future
The burning question of the moment for our readers, columnists and vendors seems to be that while salaries and job openings are at their highest peak in years, fewer and fewer kids are showing an interest in ...
Find out how you can buy & sell anything, like things related to private road construction on interest free credit and pay back whenever you want! Exchange FREE ads on any topic, like private road construction!

 
At 14/10/05 10:01, Blogger denizkızı said...

Zekiye,üç ayetel kürsi oku canım içinden.Allaha emanet ol.

 
At 14/10/05 10:04, Blogger denizkızı said...

Ben İstanbul'a iki kez gittim ama sevemedim niyeyse,çok kalabalık geldi bana.Senin istanbulla ilgili yazıların sanki biraz daha sevdirmeye başladı.Şimdi biraz da merak ediyorum İstanbul'u açıkçası.Ürkmeden gezmeye çalışacağım bir dahaki gelmemde kısmet olursa.

 
At 18/10/05 12:58, Blogger zekiyee said...

denizkızı tavsiyen için teşekkürler. evden çıkarken muhakkak okuyorum ama sanırım br de hastaneden çıkarken okumam lazım. kendimi güvende hissetmem için.
istanbulu bir sevdin mi bir daha kopamıyorsun.

 

Yorum Gönder

<< Home