ben bir küçük cezveyim

köşe bucak gezmeyim

Pazartesi, Mayıs 09, 2005

cennet'in krallığı

Gece teknisyenimiz filiz ve fethi ile kahvaltı ettik. Filiz bize karakter analizi yapmak için bir test uyguladı. Bayağı sohbet ettik. Gece saat 3 e kadar. Filizle konuşurken anladım ki cumartesi kız kulesi yüzünden fethiyi biraz kırmışız. Sabah semaya anlattığımda fethi ye karşı eline koz geçti diye bayağı sevindi. Sabah 6 da şefimiz cengiz abi ve fethi nin konuşmaları ile uyandım. Cengiz ağabeyin galatasaraydan arkadaşının babası rahatsızlanmış ve gece reanimasyona getirmişler. Fethi zavallım tüm gece uyumamış. Zaten gece otururken sanki içine doğmuştu. (ama onun için iyi oldu. Gece yatmadığını şef de gördü ve sabah nöbet ertesi izin kullandı) sabah semanın kapıyı tekmelemesi ve dr zekiye hanım diye bağırtıları ile uyandım. Beraber kahvaltı ettik. Tez vakam vardı ve öğlene kadar o hasta yüzünden ameliyathanede çalıştım. Öğleden sonra ise acil ameliyathanede uyudum.
Mesai saati bittiğinde sema ile önce savoya gittik. Karnımızı doyurduk. İstiklale çıktık ve accessories ten aldığım tokayı başka birşeyle değiştirdim. Yeni aldığımı evde denedim güzel oldu. mephistodan nezihe meriç in korsan çıkmazını ve berat için de anouar brahem trio nun astrakan cafe sini aldım. (eve gelince berat dan cd yi açıp dinlemek için izin istedim. meğer hediye imiş.)Sinemaya gidelim dedim ama ben romantik komedi istiyordum. Olmadı. İstediğim film galiba henüz vizyonda değil.Fitaşta Cennet krallığını seyrettik. Filmin tam ortasında tam prenses ölen erkek kardeşinin cüzamlı yüzüne bakacak, film durdu. Her yer karanlık ve salonun dışından garip bir ses geliyor. Kalkıp kaçsak mı otursak mı karar veremedik. Sema diyor içimden geçmişti burada bişey olacağı. Neyse çocuğun biri geldi. Kusura bakmayın, elektrik gitti, birazdan filmi seyredebileceksiniz dedi. Neyse ki yanmadık, yıkılmadık. Neden filmlerde başrollerde oynayanlar filmin en yakışıklısı yada en güzeli oluyor. Adam çok yakışılıydı. Ama altı üstü bir nalbant. Önce baron oluyor, sonra kralın gözüne giriyor. Ordusunu yönetmesi, kralın kız kardeşi ile evlenme ve krallık teklif ediliyor. Ama adam kabul etmiyor. Çok akıllı, çok yakışıklı, acayip erdemli. Böyle bir film işte. Çıkışta sema ile istiklal boyunca konuştuk. Sema diyor ki savaşları erkekler başlatıyor ve erkekler savaşıyor ama iş yerinde erkekler sessiz sakin, kadınlar cadoloz, hep kavgacı. Servisteki erkekleri tek tek ele aldık, şu savaşamaz, şu üşenir, şu ön saflarda gider konuşur konuşur ama iş eyleme gelince geri kaçar. Sonunda sema erkeklerin mutasyona uğradığına karar verdi. Ben savaşmak zorunda kalsak herhalde bizim erkeklerden daha iyi savaşırım, diye düşünüyorum. Ama filmde o kadar çok kan, kavga, toz, duman, ateş vardı ki insanı bunaltıyor, daraltıyor. Meydana geldiğinde ayrıldık. Meydanda rüzgar var. Güzel güzel esiyor. Rüzgara karşı yürüdüm. Sıkıntılarımı düşünmemeye çalışarak.
Motorda ablamla konuşarak geldim. Canım sıkkındı. Canımın sıkıntısını motorda bıraktım.
Eve geldiğimde telesekreterde aslının iki mesajı vardı. Aradım ama evde yok. Bilgisayar başındayım ve bir İstanbul masalını seyrediyorum. fethi aradı, günün kritiğini yaptık. yine nöbetteymiş. birazdan semayı ararım, biraz da onunla konuşuruz. bugün de böyle geçti, gitti.

12 Comments:

At 10/5/05 00:04, Blogger hatice said...

gece gece savaş muhabbetinle gülümsettin beni zekiye. bir de dün aslı ile karşılaştık, o çocuklarını almış gelmiş parka ben de yeğenimi götürmüştüm. tam seni sormayı düşündüğüm anda bıdıklar bizi ayrı yönlere doğru çekiştirdiler. merakımı erteledim mecburen.

 
At 10/5/05 15:48, Blogger zekiyee said...

heheh, biz de aslı ile bugün konuştuk. dün karşılaştığınızdan bahsetti. senin de fazilette okuduğunu duyunca çok şaşırdı. 19 mayısa onu da çağırdım. belki samsuna gidecekmiş. gitmezse gelecek. sanırım çarşambaya siz tekrar görüşeceksiniz.
aslı yeğeninden de bahsetti. çok güzel bir çocukmuş. Allah annesine babasına bağışlasın. ama yeğenlerin çok güzel olmasına gerek yok, onlar zaten çok seviliyorlar.

 
At 10/5/05 15:53, Blogger zekiyee said...

hatice ayşegül senden marzipan hamurunun (adını ben ilk kez duyuyorum) tarifini istiyor. senin sayfada var mı? yada biliyor musun?

 
At 10/5/05 21:49, Blogger ak said...

zekiyecim,istersen filmin sonunu da anlatsaydin:)bu arad geclerdeki tespitin dogru..erkekler saclarina kir dustukce daha karizmatik oluyorlar..neden hersey erkeklerden yana:(((

 
At 10/5/05 22:08, Blogger zekiyee said...

hehehehhhhhhhh

 
At 11/5/05 00:30, Blogger hbg said...

anafikir: nalbantlar gercekte yakisikli olmaz, olamazzz!!

 
At 11/5/05 09:24, Blogger hatice said...

ayşegül'e marzipanı yazdım biraz önce. 19 mayısta bizim de nerede olacağımız belli değil, 18 için de işten izin almam lazım. aslı'nın da yeğenimi sevmesine çok sevindim. senin dediğin gibi insana kendi yeğeni en tatlı, en akıllı çocuk gibi geliyor.

 
At 11/5/05 11:07, Anonymous Adsız said...

inanamiyorum.yakinda hepimiz akraba çikicaz. Sevgili hatice o gün ben de seninle gurultusuz bir ortama cekilip konusmayi cok arzu ederdim fakat malum. zaten ogun oradan oraya cekistirilmekten basim dondu. ne anneler gunuydu ama aldigim hediyeler ise igdasdan pomosyon gul, kucuk oglumun yuvada yaptigi ve bana her kizisinda kolumdan cekip aldigi bilezik bir de o yogun gunun ardindan saat10 gibi esimin hadi bir yerlere gidelim teklifiydi. carsamba feyza, tuba ve ben insallah hidivde olacagiz gelemezsen persembe martida gorusmek uzere. buyuk bulusmayi kacirmak istemiyorum.

 
At 11/5/05 11:10, Anonymous asli said...

yukaridaki yorum bana ait pardon

 
At 11/5/05 16:04, Blogger hbg said...

dunya hakikaten de kucuk... :)

bu arada arzu karamancim, takip ediyorsun diye buraya yaziyorum, inci mercani dunden beri goremiyorum ben. bembeyaz bi sayfa cikiyor. beyaz sayfa mi actin acep? tamam inci... beyaz... anliyorum da, yine de yazili daha iyi oluyordu.

zekiye sen goruyor musun sayfayi?

 
At 11/5/05 19:24, Blogger zekiyee said...

handan haklısın, arzunun sayfası kar gibi bembeyaz. dün gece baktığımda arzunun yazdıklarını görüyordum.
aslı anladığım kadarıyla 19 mayısta geliyorsun. İnşallah doğru anlamışımdır. göreceksin çok eğlenceli olacak. hatice İnşallah sen de işlerini ayarlayıp gelebilirsin. marzipan hamur tarifi için de teşekkürler.
aslında benim de o gün kongrem var, cevahirde. her sene aynı tarihte oluyor. ama o gün gitmeyeceğim.

 
At 12/5/05 21:33, Blogger ak said...

yaa evet,neden oyle olmus..valla ben bi sey yapmadim..handan imdaaaattt.en uzamn sensin bu konuda...hem ingilizcenden benden birazcik iyi sayilir daha iyi anlarsin helpi okurken,ya da meseleyi cozmede.napcam ben ya..yazacak neler vardi neler...nolcak simdi..ben de giremiyorum...annecim ya....aglicam simdi..

 

Yorum Gönder

<< Home