ben bir küçük cezveyim

köşe bucak gezmeyim

Cumartesi, Haziran 11, 2005

yağmur

Sabah uğur hanımın telefonu ile uyandım. Hazırlanıp hastaneden çıktım. Dışarıda kasvetli bir hava vardı. Galata köprüsünde otobüsten inip köprüyü yürüyerek geçmek istedim. Köprüde yürümek ne kadar keyifli olursa olsun, aç olduğumu ve yorgun olduğumu düşünerek vazgeçtim. Üsküdara vardığımda rüzgar ve gökyüzünde kara kara bulutlar vardı. Sanki kış mevsiminde gibi hava soğuktu. Eve yaklaştıkça hava daha kötüleşiyordu. Minibüsten indiğimde yağmur yağıyordu. Aldırmadan keyfine vara vara eve kadar yürüdüm. Eve vardığımda sırılsıklam olmuştum. Yağmurda yürürken keyifliydi de apartmanın girişinde kıyafetler üzerime yapışınca hiç de keyifli değildi. Üstümü değiştirene kadar bayağı üşüdüm. Neti açtım. Sayfamı bir türlü açamadım. Ablamı aradım uyurken aramasın diye. Telefonunu ayşenura vermiş. Ben yatmadan sağanak şeklinde yağmaya başladı. Eğer o yağmura kalsaydım yürüyüşüm hiç de öyle keyifli olmayacaktı, koştur koştur eve gelecektim hem de aç karna. Hem de muhtemelen hasta olacaktım.
Uyudum, annem aradı, ne konuştuğumuzu tam hatırlamıyorum. Galiba vezirköprüye düğüne gidiyorlarmış. Akşam havzada bir otelde (kaplıca) kalacaklarmış. Uyanınca (15:30) kahvaltı hazırladım. Sema ile dün gecenin kritiğini yaptık. kahvaltıdan sonra saime aradı. Yeni arabasını almaya gidiyormuş.
Bu arada semadan öğrendiğime göre bu sene Rumeli hisarında tiyatro günleri yapılmayacakmış. Önce soğuklar nedenyle ertelemişler sonra da gecelik 10 milyar kira yüzünden iptal etmişler. Ne güzel 2 yıldır gidip açık havada tiyatro seyrediyorduk. Ben tüyatroyu pek sevmem. Aynı balık yemem gibidir. Balık yemiş olmak için balığı yerim. Aralarındaki tat farkını ayırt edemem. Tiyatro da aynı öyle. Sanatsal aktivitede bulunmak için giderim seyrederim. Oyunun sonuna kadar konsantrasyonumu kaybetmemeye çalışırım. Ama bir müddet sonra kendimi tutamam ne zaman bitecek acaba diye düşünmeye başlarım. Sinemayı daha çok seviyorum. Onda genelde dikkatim hiç dağılmıyor, sonuna kadar büyük bir ilgi ile seyrediyorum, hatta ara verildiğinde bu arayı da neden veriyorlar sanki diye söylenmeden edemiyorum. Tabii bu cevabı sema hemen veriyor, sigara içenler için.
Şimdi evdeyim, evimi toparlarım ki ihtiyacı var, yoksa ders mi çalışırım bilmiyorum. Ama bugün ve yarın tüm gün evdeyim. Yarın bizim servistekiler hep birlikte arkadaşlardan birinin evine piknik yapmaya gidecekler. Arkadaşın eşi orman mühendisi, lojmanda oturuyorlar galiba maslakta. Sema ve fethi nöbetçiler hem o yüzden hem de her hafta sonumun dolu olmasını sevmiyorum, biraz da kendimle baş başa evimde kalayım istiyorum, onun için de gitmeyeceğim. Her ne kadar siz ayrımcılık yapıyorsunuz, grup oluşturuyorsunuz deseler de.
Dün ets ye gideriz dedim ama gitmedik. Dün acilde kbb nin 1 vakası dışında hiç bir şey yoktu. Tüm öğleden sonrayı savoyda oturarak geçirdim. Mesai bitiminde saati doldurmak için de orada oturduk. sonra fethi sema ve beni özele bıraktı. Yabancı damat bitene kadar sema yanımda kaldı. Pizza line dan bir sürü şey sipariş verdik. Hepsini de yedik. Rejim mejim yok. Ben önüme geleni yiyorum. Beraber çay içtik ve o çıktı. Gece telefon görüşmelerimi yapıp sanırım 01:30 gibi yattım.

15 Comments:

At 11/6/05 17:32, Anonymous arzu nun laylası said...

slm.burası da ççok yağdı,gece bayağı korktum.öyle bi doluydu ki,pencereyi kıracak sandım.ama şimdi de inanılmaz sıcak var. seliminmuayenehanesinde oturuyorum.arzu yine ortalarda yok.izmit te yağıyor mu acaba?

 
At 11/6/05 17:34, Blogger zekiyee said...

gece burda da yağmış ama ben hiç duymadım. şimdi dışarısı sıcak mı bilmiyorum ama aydınlık gözüküyor.
selim dr? dişçi?
sanırım arzu akşamları giriyor

 
At 11/6/05 17:41, Anonymous arzu nun laylası said...

selim dişçi.canım sıkılıyor,handan a da yazdım.ilk defa...galiba karnım da açıktı.nedense bugün çok sıkılıyorum.Allah hayra çıkarsın.sanırım okullar kapandı diye üzülüyorum:)))

 
At 11/6/05 17:43, Blogger zekiyee said...

selime söyle sana bişeyler ısmarlasın. canını da sıkma tatilin keyfini çıkar. keşke bizim de öyle bir şansımız olsa

 
At 11/6/05 17:47, Anonymous arzu nun laylası said...

o zaman da akşam yiyemiyorum.aslında buzdolabında meyve var.arzu duymasın ama kütür kütür kocaman erik,kıpkırmızı kiraz ki arzu kirazı sever ve dee sulu ssulu kayısı.gidip onlardan tırtıklayayım.bi saate çıkar bişeyler yeriz zaten...sen yedin mi,

 
At 11/6/05 17:52, Blogger zekiyee said...

ben kahvaltımı geç yaptım. akşam yiyeceğim.
biraz evvel sana mesaj yazarken sela verildi sonra da ölenin adını vs sini söylediler. biraz sonra bir erkek çocuk sesi (14-15 yaşlarında) fısıltı ile leyla leyla dedi. ya inanamıyorum. çocuklar camiyi istila ettiler galiba arada tuhaf tuhaf sesler çıkarıyorlar.

 
At 11/6/05 17:53, Blogger zekiyee said...

aaaaaa inanamıyorum bu çocuklara a imama da

 
At 11/6/05 17:54, Blogger zekiyee said...

leylacım ben gidiyorum. sana afiyet olsun.

 
At 11/6/05 17:55, Anonymous arzu nun laylası said...

neler oluyor.ölen ben miymişim,yani adı leyla mı ölenin,napıyorlar...

 
At 11/6/05 18:01, Blogger zekiyee said...

hayır ölen bir adam. galiba imam camiden çıktı. sonra çocuklar mikrofonu ele geçirdiler. istedikleri anonsu yapıyorlar. galiba bir tanesinin kız arkadaşı senin adaşın.ne aşık ama cami mikrofonundan leylaaa leylaa diye aşkını ilan ediyor.
şimdi sustular.

 
At 12/6/05 19:48, Anonymous arzu nun laylası said...

zekiye hanımcım:))) bozuşmayalım iki günlük dünyada.arzu en çook mısırlıları seviyor,biz burda birbirimizi yiyoruz.birlik olmak lazım...

 
At 12/6/05 20:46, Blogger ak said...

allah muhabbetinizi arttirsin arkadaslar.bu ne ya messengera cevirmissiniz meydani:)leyla hanimcim neye karsi birlik oluyorsunuz?bana mi?sucum ne?misira gelmek mi?aglicam ama bak simdi...ya ben misirlilari sevmiyorum.gelirken o kadar iyimser geldim ki,hatta onlari severek geldim,soylenen butun olumsuz yorumlara ragmen.ama her gecen gun sevgim azaldi hatta su anda eksinin altina dustu...bu arada yiyin siz erikleri kirazlari..gerci burda da kiraz cikti,ama kilosu 4 ytl nerdeyse.karpuz,elma ve seftali agaci cikacak midemde

 
At 12/6/05 21:47, Blogger hbg said...

heheh komiksiniz siz, birbirinizi messenger listenize ekleyin bari, gurultu kirliligi olmus burda :))

bu arada leyla bana yazdigini biraz once gordum ben de, tesekkurler. sen hep sıkıl en iyisi mi desem ne desem ;)

 
At 13/6/05 00:24, Anonymous arzu nun laylası said...

her zaman için çenesi düşük bi kız olduğum için sıkılsam da sevinsem de zaten konuşurum.hani şu bi lira ver konuştur on lira ver susturamazsın cinsinden.laf tam böyle miydi bilmem ama ne kastettiğim anlaşılmıştır sanırım. bunu sen istedin handan,artık susmam...asıl şimdi ne diyeceksin bilmem:))

 
At 13/6/05 05:45, Blogger hbg said...

susma sustukca sira sana gelecek diycem ama alakasiz olacak. bisey demiyorum bu bakimdan :) ama konus bence de, sahsen ben bunca yildir zararini gormedim konusmanin. lafin arasina giremeyenler kizip geveze diyor o kadar :)

 

Yorum Gönder

<< Home