ben bir küçük cezveyim

köşe bucak gezmeyim

Pazartesi, Haziran 27, 2005

yattı balık.....

Cuma günü beymenden gelen telefon üzerine bugün sema ile metrocity ye gittik. bissürü şey aldım. Etekler, kazaklar, hırkalar, pijamalar ve sabahlıklar.. 12 taksit yapacaklarmış. Öde öde bitmez. Cuma günü indirim başlayacağı için ayırdılar, o gün gidip alacağım. Sabahlık ve pijamaları denemediğim için aklım onlarda kaldı. Nasıl olacaklar acaba? Oradan çıkınca yine rahat durmadık. Alışveriş.. alışveriş. Nine west te, ayakkabım var, başka almayacağım diyorum. Bir taraftan da sema baksana şu yeşili yoksa alsa mıydım? Diye soruyorum. Sonunda dedim ki kendi kendime yeşil ayakkabın da olmayıversin. Beyaz giy. Daha bu sene hiç giymedin. Neyse ayakkabı ve çanta almadan şükür çıkabildim. Biz ikimiz bir araya geldiğimizde kötü bir ikiliyiz. Sürekli onu da alalım, bunu da alalım. Zaten semanın aldığı bazı kıyafetler ileriki yıllar için. Saklayayım, ilerde giyerim diyor. Ben de dışarıda giyemeyeceğim kıyafetleri alayım, evde giyerim diyorum. Birlikte iyi para harcıyoruz. Bakalım altından nasıl kalkacağım. daha tatil parası var, ümmühanın uçak parası, tatilde harcanacak para.....
bu arada hotiç e girip mavi aykakbıya tekrar baktık. 100 e inmiş. daha çok iner deyip bıraktık. kim ne yapacak dümdüz mavi ayakkabıyı? düz ayakkabı deyince aklıma geldi. beymende bayağı topuklu ( daha önce hiç bu kadar yüksek bir ayakkabı giymedim) bir ayakkabıyı indirimden alırım diye zamanında bırakmıştım. 38 i vardı ama şimdi de fazla yüksek (uzun) olmamam gerektiği için bıraktım.
Dün nöbetçiydim. Fena geçmedi. Tüm gün boyunca uyudum. Yarın maalesef yine nöbetçiyim. Bu ara peşpeşe geldi. Sabah kahvaltıyı sema ile savoyda yaptık. sonra bir yakınım geldi ve 1 saat kadar beyin cerrahisi polk de sevk işlemleri ile uğraştım. Kütüphanede ders çalıştım ve öğle yemeğinin ardından sema ile 2 gibi hastaneden firar ettik. Ets ye gittik. 22 sindeki gezi için geç kalmışız. Dolmuş. Arayın dediler. Berat ve Alparslan da geleceklerdi. Her şeyi 22 sine göre ayarlamıştık. 8 temmuz da da var aa ona katılmamız için 4 tane nöbetimi satmam lazım. Kime vereceğim? Fethi hangi birini tutabilir? 5 ağustos a da daha çok var ve o tarihte berat belki de almanyaya gideceği için gelemeyecek. Hafta sonu ümmühan kualalumpuru jemaliah’ı aramış. Gitmek için en uygun zamanmış. İnşallah ya ek kontenjan açılır yada birileri vazgeçer. Çok istiyoruz çokkkkk.
Zaten bizim her yurt dişi gezimiz böyle oluyor. Problem çıkıyor. Onu halletmeye çalışıyoruz. Gidene kadar rahat yüzü görmüyoruz.
Söylemiş miydim bilmiyorum. Babam kızılcahamamdan devre mülk almış. Hafta sonu bakmaya gitmişler, almışlar ve 2 gün de kalmışlar. Yarın ümmühan ve kayınvaklidesi vs si hep birlikte oraya gidecekler.
Biraz evvel ayşegülle konuştum. Yazlığa taşınmış. İşleri daha tam bitmemiş. Eve yarın temizlikçi geliyormuş. Cuma günü de kayınvalidesi.
Aslı ile konuştuk. Temmuz 24 de çocukların sünnetini yapacakmış. Görüşelim diyor, ama bilmiyor ki zekiye bu ara çok yoğun. Haftaya olabilir dedim.

8 Comments:

At 28/6/05 20:23, Blogger zekiyee said...

canım çok sıkılıyor. ameliaytahnede çalışırken annem aradı. bir ton kızdı. babam kızmış da o da ondan kızmış. dünyanın bir ucunda ne işim varmış. (bu annemin kızma sebebi) sınava girmeden nereye gidiyormuşum? sınava gireymişim de istediğim yere gideymişim. bu da babamın kızma nedeni. canım acayip sıkıldı. kendimi akşam olmasına rağmen hala toparlayamadım. öğleden sonra dideme de kızdım. biraz sakin olmam lazım ama nasıl? öğleden sonra ameliyathanede bacaklarımı uzatıp oturdum. fethi ile sohbet ettik. o da annemlerden taraf. gitmeme pek de razı değil. bişey demiyor ama belli. sizde bu azim varken muhakkak gidersiniz diyor. onun fikrini sorduğumda babasının sözünü dinlemeyen benimkini niye dinlesin gibi bişey dedi. ya da dediğinden ben böyle bir sonuç çıkardım.
ya benim canım çok sıkkın. ne yapacağım? tez zaten canımı sıkıyor. keşke uyduruk kaydırık bişey yapsaydım. kızım ne işin var senin bilimsellikle?
bugün olan tek güzel şey handanın gelmesi. süheeyla teyzenin telefonunu aradım. çıkan adam yanlış umara dedi. handanın cep ini aradım. karşıma çıkınca acayip mutlu oldum. esenlerdelermiş. ayşegül ve nurhan karşılamışlar. ayşegül nöbetçi olduğumu onu bugün göremeyeceğimi söylemiş. sonradan ayşegül de aradı. herhalde yarın görüşürüz.
şimdi anestezi polk ndeyim. yoğun bakımdaki hastalara bakıp buraya geldim. burdan çıkınca gidip kantinden bir magnum alacağım. belki keyfimi biraz yerine getirir.

 
At 28/6/05 20:31, Blogger zekiyee said...

donurma yiyeceğim dedim ama sugibiyi okuduktan sonra çekirdek almaya karar verdim. kantinde var mıdır acaba? taksimde var da burda ne gezer?

 
At 28/6/05 21:04, Blogger zekiyee said...

beni sivrisinek yemiyor diyordum ama galiba yiyor. cam açık ve benim sol ayağımın üstü acayip kaşınıyor. sivrisinek sesi de yok ama..

 
At 28/6/05 22:40, Blogger ak said...

demek handan artik tr'de.ne mutlu size,ve insallah bir gun de bana:))
ben de handani gormek istiyorum ya...handaaannn seni cok ozledim

zekiye sen acayip komik,enteresan,bambaska birisin ya!!!cok sukur ki seni yakindan taniyorum,zekiyeyi bizzat tanimayan arkadaslar,cok sey kaybediyorsunuz.....
beni her turlu hasare,bortu bocek isiriyor.hele burda berbat bir durumdayim.karinca,sivrisinek onune gelen beni isiriyor.hayir anlamadigim ayni evi paylastigim kimsede tik yok,niye ben ya!!!

 
At 29/6/05 20:41, Blogger zekiyee said...

ak teşekkür ederim. ama neyimi çok komik ve enteresan buldun merak ettim. hastanedekilere sorsan hiç de enteresan biri değilim. tabii onlara gerçek yüzümü göstermiyorum. onlar beni bir nevi asabi, çığırtkan, cadaloz, kimisi için cadı, kendini beğenmiş, kiisi için de çok gülümseyen ve gülen bir kızım.
ama bir grup arkadaşım çabuk sinirlenip bağırdığımı ama içimde bir kötülük olmadığını düşünüyor. kendimi beğenmeye gelince her zaman dediğim gibi insanın kendini sevmesi kötü bir şey mi?
dün kantinde çekirdek yoktu. magnum aldım. gece daha doğrusu sabaha karşı hastalarımdan biri öldü. 4:45 te kalktım ve sonra bölük pörçük uyudum.
acildeydim ve hiç çalışmadım. ali sağolsun.
çıkışta fethi eve gitti. o da dün nöbetçiydi. yarın ve sonraki gün yani cuma da nöbetçi.
sema ile önce gezi istanbula gittik. sonra istiklalde turladık. ve taksim square cafe de günü noktaladık.
gümüşsuyunda dolmuş kuyruğunda beklerken artık her gittiğimde benimle muhabbet eden genç kahya (onlara böyle mi deniyor?) abla sen çocukluğunda basket mi oynadın dedi. yooo dedim. bunu herkes soruyor mu dedi. ben yine yoooo diye cevap verdim. daha önce dikkat etmemişim çocuğun boyu benden kısa imiş. eskiden boyumla gurur duyardım. şimdi ise çok uzun görünmemek için topuksuz ayakkabılar giyiyorum. gerçi ben hiç topuklu giymem ama artık istesem de giyemem. çünkü iyi bir sebebim var.
handanla hala görüşemedik. bavulları kaybolmuş da onları almaya gitmişler. bu kızın da bir yolculuğu olaysız geçmese şaşarım.
canım sayfaya yazmak istemedi. o yüzden de görüldüğü üzere buraya yazdımmmm.

 
At 29/6/05 21:22, Blogger zekiyee said...

ayyyyy sinir oldum. koyubeyaza yorum yazacam. onun sayfasını açtığım anda hata raporu gönderiyor. yazamıyorum. eğer burayı okursa, ben cevabımı aldım. minik patiklerin oğlu olacakmış. gözü aydınnn

 
At 30/6/05 09:49, Blogger Koyubeyaz said...

Doktor Hanimcim niye sinir oldun bana. Olma sen bana sinir. Anladim tamam oglu olucak ogrendin :))) Birde ben senin dedigim dedik tavrini cok seviyorum. Belki sen yok oyle huyum diyebilirsin bana burdan oyle geliyor. Hani kim ne derse desin yine en son ben kendi bilidigimi yaparim tavri gibi bir sey. Ayakkabiya gelince benim selvi boyum olmamasina karsin duz ayakkabilari daha cok severim. Ama gozume hos geldimi duz topuklu farketmez benim icin. Tursu icinde tekrar ozur. Birde sen cadi olabilirsin hos bu belirtileride gostermiyor degilsin ama tatli bir cadisin. :))

 
At 30/6/05 23:13, Blogger zekiyee said...

koyubeyaz çok teşekkür ederim. bana ne çok iltifat etmişsin. kıymetimi bilmeyenlere bu yazını göstereyim.
kızdığım sen değilsin, bilgisayar. sana kızarmıyım hi., büyük bir zevkle yazılarını okuyorum.

 

Yorum Gönder

<< Home