ben bir küçük cezveyim

köşe bucak gezmeyim

Cumartesi, Temmuz 02, 2005

handan ile haluk

Akşam saati kurup yattım. Güya kalkıp ders çalışacaktım. Saat çaldı ve ben kalkıp yatağıma yattım. Gerekli yerlere ben yatıyorum diye mesaj çektim. Oralardan telefon geldi. Ben uykulu olduğum için kısaca konuştuk ve kapattık ve ben uyudum. Sabah 6:10 da saat çalmış ve ben onu kapatmışım. Uyandığımda 6:45 idi. Yataktan nasıl kalkacağımı şaşırdım. Biraz hızlı hareketle işe geç kalmadım. Bugün de acildeydim. Bugün de çalışmadım desem yeridir. Ali sağolsun. Yin esectio vardı. Hasta beni sinir etti. Ağlayıp duruyor. Halbuki biz ona kötü davranmıyorduk. Ne güzel belinden uyuşturacaktık ve o da bebeği çıktığında görecekti. Ama ağladı, istediğim gibi durmadı. Kadın doğumcu ile bizim teknisyen muhabbete daldı. Sinir oldum. Dedim yatırın kadını uyutalım. Bebişi de kadın gibi şişmandı ama çok şeker bişeydi. Mor renkte tombik, gözleri açık bir kız. Ağlasın diye ali ayaklarına vurup duruyordu. Sonunda ağlattık, pembeleştirip (ali de ilk kız arkadaşının adını göbek adı olarak verdikten sonra, sanki yabancı isim gibi bişeydi. Hiç de sormadım, ilk aşkın yabancımıydı diye.) hemşireye verdik. Bugünki tek çalışmam buydu.
Sema ile dermatoloğa gittik. sema burnunun üstündeki lezyonu gösterdi , 2 gündür burun sırtı acıdığı için acaba ca mı? Met mi var? Kc de bir şey mi var diye. Üni den arkadaşı ölmüş. Onu söyleyip duruyor. Dün de ağrıyordu ama hemen doktora gitmeyi düşünmüyordu. fethi onu biraz korkutmuş ve bu da bayağı işe yaramış çünkü beni kütüphaneden kaldırdı. Dermatolog önemli olmadığını söyledi.
Öğle yemeğinde ise sema beni acayip kızdırdı. Fethi ile yemeğe çıktık. Meğer bizim hanım yemek yememiş. Nerden bileyim. Elemanın biri ile yemeğe çıkacak sanıyorum. Tel açtı. Sen hemen satıyorsun dedi. Sonra da beni hiç dinlemedi ve tel açınca da açmadı. Yemekhanede Fethiye aşağı ineceğimi söyledim. Onu 2. katta asansör beklerken buldum. Bir surat bir surat. Dedim en iyisi gideyim siniri geçince konuşuruz. Yemekhaneye çıktım. Tepsimi aldım, Fethiye de sema gelince onu çağırmasını söyledim. Gidip başka bir masada duvara karşı tek başıma yemeğimi yedim. Fethi yemeğini bitirnce geldi. Meğer hanım bana şaka yapıyormuş. Benim sinirimi görünce korkmuş, yemeğe gelmemiş. Bu gibi olaylar karşısında fethi şok oluoy ve tabii biz kadınları anlayamıyor. Eminim garip olduğumuzu düşünüyordur.
Mesai sonrası savoyda oturduk. sonra sema beni taksi ile eminönüne attı. Karamancımdan motordayken mesaj geldi. Üsküdarda yürürken faziletten hanife karamanla karşılaştım. O beni tanımadı, tanımış gibi yapıp kim olduğumu çıkarmaya çalıştı. Sonra konuşmanın yönünden faziletten olduğumu çaktı. Sonra mahcup bir eda ile adımı sordu. Ben ona adını bırak soyadını bile söyleyince iyice utandı. Evlenme, rahatına bak dedi. Sadece güldüm. Sonra Capitole gittim. Biraz gezindim. Handan ve haluk gelip beni aldılar. Onlar gelene kadar tok olan karnım acıktı ve yoruldum. Katibime gittik. ben yemek yedim. Handan çorba içti. Sonra çay içtik ve üçümüz birlikte ünlü katibim tatlısını bölüştük. Arabada capitolün yeni halinden, tefal düdüklü tencerelerin ve sarar markasının ve nine west ürünlerinin amerikada ne kadar ucuz olduğundan konuştuk. (arzucum bu ayrıntılar senin için). Bu arada merak etme bir kez kendi yerime bir kez de senin için öptüm. Handan gayet iyi görünüyordu. Geçen gelmesine göre kilo vermiş gibi geldi ama handan vermediğini hatta aldığını söyledi. Ama çok kilolu gözükmüyor. Arzucum haluk yeni bir imaj yapmış. Saçlarını uzatmış, sakal ve bıyık (galiba bıyık da vardı) bırakmış.ben görünce bayağı bir şaşırdım.
Katibimde bol bol beni konuşturttular. Arzu anlamışsındır neyi anlattırdıklarını. Sonra bir ara haluk 15-20 dakikalığına gitti ve biz başka şeyler de konuştuk. Kısacası güzeldi. İnsanın sevdiği arkadaşlarından birinin yanında olması güzelmiş. Diğeri de gelecek İnşallah.
Karaman senden de konuştuk. Ne kadar izne geleceğini merak ediyorlar.
Bu arada sayfam eskiden ak ın sayfasına olduğu gibi açılmıyor. Bu yazdıklarımı ne zaman sayfaya geçirebilirim bilmiyorum.

3 Comments:

At 3/7/05 22:59, Anonymous Adsız said...

Merhaba Zekiye...
Ben Dilek, tanıdın di mi.. Ya ben Handan ile Haluk'a ulaşamayım bi türlü. Nası ulaşacağımı da bilmiyorum. Birisinin kırmızıbacalıev'de dediği gibi onlara Amerika'da ulaşmak daha kolaydı. Bi zahmet onlara iletiver de beni arasınlar. Söle 1 hafta kaldı işe başlamama. Sonra istesek de uzun uzun görüşüp koklaşamayız...

DİLEK

 
At 4/7/05 19:59, Blogger zekiyee said...

ok dilek söylerim.

 
At 7/11/05 16:33, Blogger cosmos said...

Arzu Karaman a ulaşmak istiyorum bana mail adresini verir misiniz? Amacım şu:
İstanbul da mali müşavirlik yapıyorum. Büyük bir arap şirketinin işini almak üzereyim. Bunun için yıl sonuna kadar arapça konuşmamı ilerletmem gerekiyor. Arzu Karaman ı tanımıyorum. Mısır Konsolosluğunu aradım ve bana "merkez en nil" diye bir kurs adı söylediler internetten "merkez+nil" diye search yapınca Arzu Karaman ın bir yazısına ulaştım. Bu kursa ulaşmak istiyorum. Bu yüzden önce Arzu Karaman hanımefendiye ulaşmam gerekiyor. Yardımcı olursanız sevinirim. mail adresim: ahmetkoroglu@superonline.com Bana bu kurs ile ilgili mail de atabilirsiniz. İlginize şimdiden çok teşekkür ederim. Hepinize saygılar...

 

Yorum Gönder

<< Home